31 Aralık 2010 Cuma

Hadi bari eksik kalmayayım :) İyi seneler herkese :)

 

Benim yeni yıl şarkım budur :) Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı iyi bir yıl diliyorum.....
Devamını Oku

30 Aralık 2010 Perşembe

Eski anahtarlar ne işe yarar?

Uzakdoğu sevenleri saran bir dizi var şu aralar Secret Garden. İzlemeyeni dövüyorlar gibi bir şey :) Neyse bu konuyla alakası olmayan siz değerli blogdaşlarımın ilgisini dizideki başka bir şeye çekmek istiyorum. Var mıdır evinizde kullanmadığınız nereye ait olduğunu bilmediğiniz anahtarlar? Ne yapacağınızı kestiremediğiniz? Giysilerinizde değerlendirmeye ne dersiniz? Mümkün müdür? Bilmem. Bunlar büyük ihtimal gerçek anahtar değil. Anahtar görünümlü güpür mü? Bir şey işte ama çok ilginç buldum ben. Görün istedim. Nasıl sizce?



Devamını Oku

29 Aralık 2010 Çarşamba

Tantitoni'den Renkli Bardaklar


Önceki gün internette dolaşırken bu bardakları gördüm tesadüfen Tantitoni web sitesinde. Optimumda mağazaları olduğunu hatırladım. Ne zaman Optimuma gitsem uğramadan geçmediğim bir mağazadır.  Çok beğendim bu bardakları. Görür, görmez içim açıldı. Gittim aldım. Çok güzelller. Rengârenk :)
Devamını Oku

28 Aralık 2010 Salı

-- Yardım-- Hangi nemlendirici?

Kızlar şimdi kafam karıştı. Daha önce nemlendirici almıştım hatta satıcı kızın gazına gelip başka şeylerde almıştım. Neyse bu sefer tek nemlendirici ile çıkmayı başardım. :) Ama bu geçen sefer kullandığım değil. Oradaki estetisyen ve satış görevlisi kız, bu cilt tipinize daha uygun vs vs. dediler. Tekin Acardan aldım. Satış görevlisi, işte önce de bunu almışsınız falan dedi ama bunu - jel olanı- almadım. Cildim karma, biraz da sivilceli. En başta bu pembe nemlendirici çok memnun etmemişti beni -ilk anda- ama, sonra beğendim. Aynısını alacaktım ben ama bu da iyi gibi. Daha elimi sürmedim. Paketi açtım ama yine de geri versem mi? Hangisi daha iyi bir fikir verin ne olur...


Devamını Oku

26 Aralık 2010 Pazar

Crazy Cat Lady- Kediler mi deli ben mi? :)

Crazy Cat Lady

Çocukken oturduğumuz evin en kalt katında bahçe gibi bir yer vardı. Odunluk olarak tasarlanmış sanırım, sonra hale yola koymuşlar. Neyse, oraya kediler gelirdi. Ben de en üst kattan onları beslerdim. Neyle mi? Babamın, özenle aldığı salam, sucuk, sosis vs. şarküteriyle :) Sucukların ucundan keser, keser kedilere atardım :) O zamanlar pisi, pisi dışında muhabbetimiz yoktu kedilerle :D :D  İlerleyen yıllarda sohbet eder olduk :) Monolog aslında daha çok 'ye şunu' 'hayır sen yeme arkadaşına bırak' gibi emir sözcükleri ile ilerse de, hayvanlar sandığımızdan daha zeki bence anlıyorlar.

Bunlar sokak kedisi ama öyle kokmuş balık falan yemezler. Denedim bir kere, yüzüne bile bakmadı. Oracıkta bıraktı gitti. Bizim aile de kedi gibi balıkçıdır ben hiç sevmem. Neyse böyle kılçıkları, artıkları kaldığı zaman ben topluyorum onları. Kedilere veriyorum. Gerçi kılçık olmasına da gerek yok balığın tümünü de verebilirim ha ha ha.  (Apartman sakinlerinin gözünden nasıl göründüğüm merak ediyorum bu anlarda :P) Annemlerin gözlerinin içine bakıyorum yemesinler diye :)) Neyse sonum 'crazy cat lady' olacak kesin. Evde bir sürü kedi ile yaşayan yalnız bir kadın olacağım. İşin garibi ben korkarım hayvanlardan, severim ama dokunamam. Kısmet artık :p

Devamını Oku

24 Aralık 2010 Cuma

Strawberry Duygularımla Oynama


Sevgili Strawberry blog camiasında olsun, internet kullanan kadınlar arasında çok popüler olduğunu biliyorum. Bir kaç kez güzel alış verişlerimiz oldu senle.  Yılın bu zamanı seni en çok düşündüğüm zaman biliyorsun. Ama rica ederim duygularımla oynama :) Ben  de insanım o rengârenk rujları, kremleri görünce aklım çelinebilir. Üstelik işsizim, borçlarım bitmediği gibi aldığım ürünler de bitmedi.  Yok sizi özledik indirimi, yok bağlılık indirimi lütfen böyle şeylerle kandırma beni. Safım inanırım yalanlarına...  İlişkimizi bitirelim demiyorum ama bir süre ara verelim.         
Devamını Oku

23 Aralık 2010 Perşembe

Doğum günü kutlaması= Yaşasın yemek, içmek )

SDC12956

Burada sözünü ettiğim arkadaşımın doğum günü vesilesi ile bir araya geldik. Hafta içi bütün herkes çalıştığından, basit bir kutlama oldu. Önce yemek yedik ama kahve resmi daha hoş olduğundan ilk onu ekledim :D

SDC12928

SDC12927

En büyük sıkıntımız bir mekâna gittiğimizde elemanların algıdaki yavaşlığı ve anlayışsızlığı tabiiki.  Kırıntı Cafe de bunu aştık. Porsiyonlar büyük, büyüklüğe göre fiyatlar makul. Elemanlar zehir gibi :) Bir de dışarıda da sigara içilmese tadından yenmeyecek :)

SDC12955

Kırıntıdan çıkıp rotayı Optimumda ki Roberts Coffee'ye çevirdik. Ginseng çayı favorimdir normalde. Ben çay içtim, Nefim kahve. Kahveyle beraber pastalarımızı da yedik. Çok güldük, çok eğlendik, küçük şeylerle mutlu olduk. Buz pateni yapanları izledik. Bir gün o paten kayarken benim  kenardan izlemem konusunda sözleştik. Evlerimize dağıldık :) 

THE END :)

Devamını Oku

Çekiliş Bitti.


Merhaba söz verdiğim üzere çekilişi dün sonlandırdım. Fazlalık yorumları sildim, kendi yorumumdan hariç toplam 35 yorum var. Talihli arkadaşımı random.org ile belirledim. 17. Yorumun sahibi. 'Pinky' Sana mail gönderiyorum. Adresini verdiğin takdirde en kısa zamanda postalayacağım hediyelerini. Tebrik ederim :))


Devamını Oku

21 Aralık 2010 Salı

Koş Vatandaş Batan Geminin Malları Bunlar :)

Optimumda ikinci kattaki bir mağazada 20 Tane Claries ürünü 10 TL. Küpeler, taçlar, yüzükler. Pek bana hitap etmiyor ama sevecek birileri bulunur elbet. 26 Aralık Son gün kapanıyor mağaza. Ayakkabıcı olacakmış. Koşun, kaçırmayın :) Resimlere tıklayın büyüsün.







Devamını Oku

Mutlu Yıllar Çitlembiğim



Bugün biricik ekürim, çitlembiğim Gong Yoo 'sevdalısı' arkadaşım Miss Nefertitin doğum günü. Gongumu paylaştığım yegâne insan. Ufacık, tefecik bedeninde kocaman bir yürek, sevgi dolu bir kalp veeee kutuplardakilere bile yetecek kadar enerji taşıyan güzel kişilik :) İYİKİ DOĞDUN.. MUTLU YILLAR DİLİYORUM.. İyi tanımışım seni, her zaman pozitif enerjinle, neşenle hayatıma renk katıyorsun. Uzunnn, uzun sağlıklı ömürler diliyorum. Dua ediyorum biliyorsun umarım uzun seneler arkadaş kalırız ve dilerim allahtan birbirimizin yüzüne bakmaya sıkılacak bir durum yaşamayız hiç. Tabii sen aşkımı benden çalarsan bu sözlerimi geri alırım direk ha ha ha ha :)) Öpüyorummmm...
Devamını Oku

17 Aralık 2010 Cuma

Golden Rose176


Sarılarla yıldızımın barışmadığını bilenler bilir. Ama bunu görünce gözüme çok hoş göründü ve denemek istedim. Çok albenili, ışıltılı bir sarı.. Ancak çok zor sürdüm. 3 kat bazı tırnaklarımı - o benim beceriksizliğim tabii- bir kat daha geçtim eşit olsunlar diye :) Baz falan yok tabii altında, ya da üstünde sadece Flormar Ridge Filler kullandım altta tırnaklarım kötü durumda diye. Sevdim belki yine sürerim :)
Devamını Oku

Çekiliş sürüyor...

Arkadaşlar hem yazacak hevesim yok hem de çekiliş postunun önüne geçmesin diye yeni kayıt girmiyorum. Şansınız sürüyor. Buradan bakabilirsiniz. İyi Şanslar :)
Devamını Oku

7 Aralık 2010 Salı

Söz Verdiğim Çekiliş


Bir süre önce bahsettiğim ama pek çok sebepten ertelemek zorunda kaldığım çekilişi artık gerçekleştirme zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Beni izlemeye değer bulduğunuz için teşekkür ederim. Resmini çekemedim bir de DVD veriyorum arkadaşlar. İçinde Güney Kore filmleri var. Filmer: My Sasy Girl, 200 Pounds of Beauty, A Milloners First Love, Speedy Scandal, Seducing Mr. Perfect, Daisy, Baby And Me. Açık pembe ile yazılanlar dışında filmlerle ilgili bilgi almak için üstüne tıklayın. Seyhan tam kıvamında bahsetmiş filmlerden. Başka kaynağa gerek duymadım. Nasılsa onun kaynağı da benim ha ha ha. 200 Pounds of Beuty ve Seducing Mr. Perfect dışındakiler Mp4 formatlıdır alt yazılar gömülüdür. Diğerlerinde Srt dosyası içindedir. Çekiliş için şart falan gibi kelimeler kullanmayı sevmiyorum. Hiç bir şartım yok sadece istediğim iki şey var.               
  1. Yandaki elmalı resmine tıklamanız. Bir kaç saniye kalın canım ne olacak :D İstatistik programı kurulu orada eğer yorum sayısı kadar tıklama olmazsa üzülürüm.
  2. Blogger olmanız ve iletişim bilgileriniz yorumunuza eklemenizi rica ediyorum. Yani isim ya da nick, e mail adresi blog linki gibi. Tabiiki adsız yorumlar çekilişe dahil olamazlar.
Örnek: Joey Potter joey@amail.com www.kizsalmevzular.blogspot.com

Bu çekiliş de iki hafta sürsün. 21 Aralık Salı 23:00 de bitsin :D
Devamını Oku

4 Aralık 2010 Cumartesi

Düğün manikürü...

Kuzenimin düğününde kullandığım manikür. Flormar 384 Kırmızı oje ve pazardan aldığım stickerlar. Ojenin rengi çok güzel sanki böyle ateş kırmızısı. İki kat yeterli şişedeki rengi elde etmek için. Tek bir kalın kat da olur. O kadar tesadüf oldu ki ikisi de. Bu stickerları satan adam bir daha gelmedi bizim pazara. Kafası atmış, esnafa kızmış açmayacağım bir daha burada dedi. Ama, ama bu bizim ilk buluşmamız sizi bir daha ne zaman görebilirim dedim :P Erenköy pazarına gel dedi. Mağrur ve kendinden emin bir ifadeyle ha ha ha... Kapanmasına yakın gittim bir  paket daha aldım. 3 TL idi tanesi.

oje

Bu 2 resmin üzerine tıklayınca büyüyor.


Bu resmin amacı yüzüğümü göstermek :D 
Devamını Oku

Ne diyorduk?

Vefat eden kuzenimle ilgili internetteki haberlerin duyarsızlığına kızarken, benim sözlerimin de birilerini incitebileceği aklıma gelmemişti. Bilen biri anlar elbette ne demek istediğimi. Gizlim saklım yoktur kimseden. Blogum aile tarafından bilinsin istemem pek ama bulunmasın diye de özel bir çaba sarfetmedim. Güzellikleri paylaşıyorum ben burada ama insanız, bazen tanımadığın mecralarda içini dökme ihtiyacı hissedebiliyorsun... Neyse ablam aradı, ve dün, kaybettiğimiz kuzenimizle ilgili yazımın yanlış anlışılabileceği konusunda beni uyardı. Uzatmayacağım fazla kaldırdım postu. Son zamanlarda pek kasvetli oldu zaten blog. Daha neşeli postlarla döneceğim...
Devamını Oku

3 Aralık 2010 Cuma

Bir düğün sonrası, bir cenaze

İki gündür kendimle mücadele ediyorum. Etkilenmedim diyorum... Bilgisayar başında abuk sabuk şeylerle uğraşıyorum. Dizi izliyorum, izlediğimi anlamıyorum. Duyduğum her seste irkiliyorum "acil su" lazım siparişini bile yanlış anlayıp banyodan fırlıyorum. Beynimin kıvrımlarını zorluyorum yok! Bir tane güzel anımız yok beraber. Onu bırak yaşadığı süre boyunca hakkında tek bir olumlu düşüncem olmadı. Lanet olsun ben neden bu kadar üzülüyorum peki?

Halama üzülüyorum. Kimseyle konuşmazken telefonda anaa diye ağlayan sesini duyuyorum. Kendi annemi sağlam tutmaya çalışıyorum. Babanneme bir şey olur mu diyorum. Uyuyamıyorum, uyuyamayınca sinirleniyorum. Bütün aile bir üst katımızda yaşayan babannemde toplandı. Fakat fitne kadınlar böyle bir zamanda bile huzursuzluk yaratmayı başarıyorlar. O kadın ölse bile arkasından aynı şeyi söyleyeceğim KÖTÜ TOHUM!   
     
Korkardım ondan küçükken. Neden? Bilmem. Sesi, boyu posu ürkütücü gelirdi bana.. Çocukluk işte. Çok yakışıklı derlerdi. Zamanın kriterlerine göre çok yakışıklıydı gerçekten. Şimdi emekli olan erkek mankenler onun yanında sıradan kalırdı.. 80-90 lı yılların başında en şaşalı dönemini yaşadı aslında ama babannem der ki "Sel her zaman kütük getirmez. Akarken tutmak lazım." Aktı gitti bir ömür...

Bir hayatın böylece yitip gitmesi mi acaba beni en çok üzen? Bana sorarsanız kimseye verilmeyen şanslar verildi ona. Bazen sırf annesinin hatırına. Bazılarının hayal bile edemeyeceği fırsatlar geldi, geçti göz göre göre. Lüks lokantalarda yemeklerden, marka giysilerden, üstüne boşaltığı parfüm şişesinden geri de kalan annesinin emekli aylığıyla geçinmeya çalışan, yalnız orta yaşlı bir adam. Hep iyi şeyler hatırlanıyor. Ben bile söyletmiyorum üzülmeyeyim diye "sana şöyle yapmıştı" diyen annemi susturuyorum. Kör ölünce badem gözlü mü oluyor gerçekten?

İnsan böyle zamanlarda yalan haber, dedikodu vs nedir daha iyi öğreniyor. İnternetteki haberlere bakılırsa, iki gündür haber alınamayınca komşular telaşlanmış ve polis çağırmış vs. Aslı ise arkadaşları ile buluşmaya geç kalınca evine gitmişler, ses gelmeyince, telefonda içeriden çalınca telaşlanmışlar. Polise haber vermişler. Bir iki saat içinde olmuş herşey. Kalp krizi geçirmiş. Babası da aynı sebepten ölmüştü. Haberi aldığımda bir şaşırdım ama..

Haberler o kadar yanlış, duyarsız ki, bu adamın bir ailesi, çevresi vardır bilmeyenler için bu tarz bir haber nasıl etki yaratır diye düşünmüyor kimse... Emniyete ne demeli? Telefona çıkana kimsiniz diye sormadan, haberi veriyorlar.  Halama yani onun annesine direk. O kadına orada bir şey olsaydı, bunu sorumluluğunu üstlenecekler miydi? Elbette hayır! Haberlerin birinde yatağında ölü bulundu diyor. Aslı koltukta oturur vaziyette bulunduğu."Ölü bulunmak" Hiç bir cümle canımı bu kadar acıtmadı bugüne kadar. Doğru o kısmı ama insanlar tercihleri ile yaşıyor. O seçti böyle olmasını. Kaderin önüne geçemiyoruz ki... Bir diğer haberde "yaşlı adam" diyor. Ergen çocuklara yazdırıyorlar haberleri sanırım. 56 yaşındaydı "abim" Allah geride kalanlara sağlıklı, uzun ömürler versin. Şimdi herkes cenazeye gitti. Yaptığın onca şeyden sonra halama evlat acısını da yaşattın ya, alacağın olsun diyorum. Yine de kötü bir insandı diyemem. Diyemiyorum. Değildi.. Mekanın cennet olsun. Huzuru bulmuşsundur dilerim...
Devamını Oku

30 Kasım 2010 Salı

Gelin olmuş gidiyorsun :) *Kuzenin düğünü*

nrgl

Kuzenimin nişanı, kınası, düğünü derken verdik kızı bitti :) Prensesler gibiydi kuzenim o kadar güzeldi ki. Kuzenim diye söylemiyorum. Çok sade ama bir o kadar şık ve doğaldı. Cennetten bir köşe olan Puket Adasına balayına gitti yeni evli çift.



Düğün çok güzeldi. Club mizanseni yapmak istemişler. Çok eğlenceli ve değişikti tabii büyükler ne kadar zevk aldı bilemem :)) Yabancı ağırlıklı dans parçaları çaldı. Arada Türkçe müzik ve geleneksel oyun havaları ile çoştu ise de misafirler modern figürler ağırlıktaydı diyebilirim :) Masaların fotoğrafını çekemedim zaten çok loştu salon.

CIMG0951.AVI_000001466

En beğendiğim şey ise nikah şekeri niyetine verdikleri bu minik kar küresi oldu. Çok orjinal bir fikir.


SDC11067

İçindeki parıltıları görebilin istedim ama tabiiki çok iyi bir fotoğraf çekemedim. Evet Seyhan bir de utanmadan bunları bloga ekliyorum ha ha ha :)) Ama valla cep telefonu değil :p

Ne giydiğime gelince Christine Cotton Club var büyük beden mağazası, oraya girdim gözüme çarpan ilk düzgün şeyi aldım. Ayakkabılar da  Kemal Tanca'dan. Bu seferde önlerden vurdu. Topuklu ayakkabı dediğin şeytan icadı. Bir şey bu kadar güzel ama bu kadar acı verici olamaz ya. Gecenin sonunda ayaklarımı hissetmiyordum, merdivenlerden inerken düşmeyeyim diye çıkardım öyle gittim otoparka kadar :)

SDC11076

SDC11079

Tırnaklarıma ise bu ojeyi sürdüm ve tesadüf eseri görüp, pazardan aldığım stickerları kullandım :) Bence güzel oldu. Elimdeki halini göstereceğim sonra :)

Image and video hosting by TinyPic

Daha önce söylediğim gibi halim de yoktu dolaşacak. Ama annemi çok beğendi herkes, annem tesettürlü ve ilk defa eşarp bağlattık ve çok güzel oldu. Abartısız, sade ve şık. Gözlerine de çok hafif bir kalem çekince bütün havası değişti. Yine kadraja girenleri abuk sabuk şekillerle kapatma yoluna gittim :)

2

Gelinin tek resmini çekmeye fırsatım olmadı yok bende. O yüzden ablasıyla olan resmini katlettim. Ama gelinliği görmek isteyenler için idare eder diye düşünüyorum :)   

Image and video hosting by TinyPic

Kuzenim çiçek atacağım bütün bekâr bayanlar sahneye dedi. Çok gelenekçi değilim ama bizim adetlerimiz değil bunlar pek tutmam. Bir de niye vereyim çiçeğimi ya özel bir şey o :)) Diğer kuzenimle bende oyun bozanlık yapmadık, yakalamaya niyetimiz olmasa da çıktık sahneye. Bütün bayanlar dizilmişti, gelin çiçeği fırlattı fakat yakalayan kim olduğunu bilmediğimiz, gerizekâlı bir erkek oldu. Elimize verseler diğer kuzenimle dövebilirdik. Mal mısın, arkadaşım? Anladık içinde yaşattığın bazı duyguların var da bu kadar belli etmeye ne lüzum var? :) :)  Gecenin ilerleyen dakikalarında, damadın amcası gitmiş almış çiçeği adamdan. Sanırım gelinin yengesine vermiş. Sonra bir daha ne oldu bilmiyorum. Çok güzel bir düğündü, kuzenimin çok, çok mutlu olmasını diliyorum. Herkes ruh eşini bulup, bir ömür boyu mutlu olur dilerim. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine  :) Darısı isteyen herkesin başına.
Devamını Oku

28 Kasım 2010 Pazar

Viva La Nails Stickerları ile Kına Manikürü

Image and video hosting by TinyPic

Kuzenimin kına ve düğün telaşesini sağ salim atlattık. Diğer detaylardan önce Viva La Nails tırnak stickerlarından birini kullandığım manikürü göstermek istedim. Oje Flormar True Color 33 Stickerlar Viva Nailsden. Çok dayanıklılar asetonla bile zor çıkardım. Diğerlerini de denedikçe yazacağım.

I used Viva La Nails sticker in this manicure, it was bachelor party of my couisin and everybody liked my nails. Stickers are very strong even with acetone I couldnt remove them easily. I'll write other stickers when I try them.
Devamını Oku

25 Kasım 2010 Perşembe

Yüksek, yüksek tepe mi var kız verecek? :D

Kuzenim evlenecek demiştim Ağustosta. Nişanı vardı hani ben sinir krizi geçirmiştim kıyafet bulamayıp :) Salı aşkşamı kına gecesi oldu. Moda Terasda çok güzeldi. Kuzenim de çok güzeldi. Ben oldum olası çok beğenmişimdir onu zaten.

SDC10884

Gelin çıkmadan biz çember oluşturduk sonra o geldi oturdu. Önce yüksek, yüksek tepeler eşliğinde çevresinde döndük. Sonr da kına şarkısı çaldı. Hani şu 'Kınayı getir aney' diye başlayan. Kimsenin gücüne gitmesin ama bu şarkı beni hüzünlendirmekten çok güldürüyor. İlk şarkıda biraz duygulanadım ama ağlamadım. Tuttum kendimi bu güzel bir olay diye telkin verdim kendime. Yoksa zaten hassas bir dönemdeyim, bütün gece göz yaşlarımı durduramazdım. Kuzeni de ağlatamadık :) Örtüyü bir açtık 'Aaa ama bu hiç ağlamamış' sesleri geldi ha ha ha :) Ne ağlayacak ki? Köy mü var? Tepe mi var? Yurtdışına falan da gitmiyor Anadolu yakasında oturacak kıta bile değiştirmiyor, İstanbul içinde olacak yine ne bu drama allah allah ya :)

SDC10853

Kına gecelerinin en güzel yanı kırmızı rengin hakim olması sanırım. Kırmızı aşığı olan benim gibi biri için şahane bir durum. :) Masa üzerinde duran kına keseleri eve götürmek için ya da isterseniz orada da yakabilirsiniz. Ama ben kınadan oldum olası nefret ederim. Hint kınası olsa bir derece ama klasik kına ı-ııh. Son zamanlarda moda olan gül kompres mi ne denir ona? Onlardan da vardı. Mendil de dağıttılar tabiiki kırmızı olan bir taneyi kaptım ama şimdi düşününce başka bir renk alsaymışım diyorum. Mavi de çok güzeldi çünkü.

Photobucket

Kına geceleri ve düğünlere dair dikkatimi çeken bir şey oldu, o kadar entel, dantel olduğunu tahmin ettiğim kadının hep bir ağızdan 'Evli, mutlu, çocukluyu' söylemeleri enteresan değil mi? :)) Hepimizin içinde uyuyan başka bir kadın var aslında. Belli bir zamanda ortaya çıkıyor. Hayatın boyunca hafiften küçümsediğin, karşısında durduğun şeylerin gün gelip, hayatında yer alması hatta bunun kendi rızanla olması hoş bir ironi :) Ama itiraf ediyorum eğlendik beeeee :) Yine ayakkabı vurdu ama normal yeniydi. Sonra zaten çok enerjik değildim hala toparlanma sürecindeyim ama yine de döndüm ortada şöyle 'oynarMIŞ' gibi yaptım :))


Photobucket

Bu sefer rahatsızlığımdan dolayı zaten hiç kıyafet falan düşünemedim. Üstüme geçirdiğim ilk şeyle gidecektim malum. Pazar akşamı son anda annemle Bağdat Caddesi C. C. C.'ye gittik seçeneğimin fazla olmadığını biliyordum ama olsa bile gezip bakacak durumda değildim. Şansıma fena değil diyeceğim aklımdakilere yakın bir şeyler buldum. Hem kınaya hem düğüne. Bluz ve şifon pantalon. Topuklu ayakkabı, saç ve makyajla hoş oldu. Düğünde de aynı ayakkabıları giyeceğim için ayakkabılarımı göstermiyorum. Haa bu arda elimde Flormar True Color 33 Numaralı Oje ve Viva La Nailsden aldığım tırnak stickerları vardı. Sonra göstereceğim onları da :)

SDC10927
Bu da gelin adayının elbisesi. Nişanda da benzer bir şey giymişti ama o lila rengi ve tek omuzlu ve daha dökümlü-küloş mu denir? Öyle bir şeydi. Sağda solda kadraja giren insanları nasıl kapatacağımı şaşırdım gördüğünüz gibi :)

Image and video hosting by TinyPic

Cumartesi günü düğün var kuzenimin kuğu gibi olacağından eminim. Prova resimlerini gördüm de, yorgun hali ile bile gelinlik çok yakışmış. O güne sağ, salim çıkmayı diliyorum :) Darısı tüm isteyenlerin başına diye ekleyerek sonlandırıyorum yazımı :)
Devamını Oku

23 Kasım 2010 Salı

Viva La Nails Deneme paketim geldi.


Oje bloglarında gördüğüm ve çok beğendiğim Viva La Nailsi uzun zamandır istiyordum sonunda deneme paketi sipariş ettim. Öykü ve diğer ojeciler hepsi sizin suçunuz :)) Bayramda sipariş verdim. Demek araya Bayram girmese bir günde gelecekti. Çok hızlılar. Daha önce alacaktım ama ürünler stoklarda yoktu. Daha sonra e-maille abone oldum stoklara girdiğinde de kaçırmadım.  Türk Lirasıyla 7 TL ye tekabül eden bir ücret ödedim sanırım. Paypal da öyle yazıyordu. Bugün kuzenimin kınası var kullanacağım morlu olanları.

I got my Viva La Nails sticker samples yesterday. I was corious about them for long time. Finally I can apply one of them today. I must say when I ordered them it was holiday here so i think if it wasnt holiday, I would get them in a day. They are pretty fast :)
Devamını Oku

21 Kasım 2010 Pazar

Modumuz değişsin :)



Şimdi ameliyattı, ziyarete gelenlerdi, gelmeyenlerdi derken pek bir karamsar oldu blogum. Hiç benim tarzım değildir. Ama bir şikayetim daha var. O da herkesin melek sandığı ama içinde bir internet canavarı barındıran Tarih84 kod adlı arkadaşım :D :D Malumunuz taa uzak yollardan çıktı geldi benim için geldi de gözümü iki dakka açmamı fırsat bilip beni köle gibi çalıştırdı ha ha. İnternet başında biraz daha uzun kalabildiğimde oturdum netin başına ama yapacaklarım bitmişti arkadaşım da dediki bana bir şeyler bakalım. Facebook hesabı, Twitter ve Youtube hesabı açalım. Tamam dedim. Arka plan olarak kiraz çiçeği arıyoruz ama sıradan bir resim değil. National Geographic dergisinin çektiği olacakmış. Googleın altını, üstüne getirdik bulamadık. 

Bir de eski yazılarına bakalım blogundaki orada olacak dedi Tarihim tamam dedik. Aradık, taradık orada da yok. Fotoğraf yüklediğimiz siteye koymuş olabilirim dedi oraya da baktık. Orada da yok. Sonra ne dese beğenirsiniz? 'Aaa beynimdeymiş, eklememişim' Gecenin bir yarısı bende kayış koptu zaten manyak gibi gülüyorum :) :) Sonra başka bir tane bulduk hatunum ona razı oldu sonunda :) Bu seferde Twitter arka plan resmi yapmak için uğraştık. Yok sürekli hata veriyor. En sonunda bana fenalık geldi. Tarihde tamam bırak sonra bakarız dedi. Ben büyük bir mutlulukla 'Sonunda acıdın mı bana dedim?' Cevap: 'Evet, çünkü daha bir sürü şey isteyeceğim' :)

Bu arada başka görseller bulduk onları topladık bir yerde. Bu seferde bloga eklemek için Facebook ve Twitter ikonu beğenemedi hanımefendi. :) Bir kaç tane bulduk ama onlar bloglardandı ve blog tasarımıyla birleşik olduğundan emeğe saygı dedik ve ARAKLAMADIK :) Bulduklarımı kullanmaya zar, zor ikna ettim de geceyi tamamladım :) Yoksa sabaha kadar görsel arardık :D Yaa işte böyle neler çektiğimi bir ben bilirim. Şimdi sizde bilin diye anlattım :) :)
Devamını Oku

19 Kasım 2010 Cuma

Çiçeklerim ve buruk geçen bayram

SDC10837

SDC10831

SDC10827

Ameliyat sonrası toparlanma sürecinde, en azından akrabalar bayramı bahane eder de bir  uğrar, bir demet çiçek getirir diyordum. İki adım öteden yolu düşmeyen, İstanbulu tavaf edipde bir tek benim semtime uğramayan arkadaşları es geçtim onlar zaten yoktular. Ama aşağıdan yukarı inmeyen, sonrasında yoktunuz sandık diye telefon bile açmayan 'abla' dediğim kuzene, bir istediğin var mı diye sormadan, geçmiş olsuna gelmeyi bırak hoşçakal bile demeden yurt dışına bayram tatiline giden diğer kuzene ne demeli? Anlatsam anlamaz, üzüldüğümle daha çok kırıldığımla kalırım eminim.Yıllar önce söylediği gibi, hak edene, hak ettiği gibi davranılır. Demek ki ben bu kadarını hak ediyorum. Öte yandan bayram, kalabalık demeden taa İstanbulun bir ucundan beni hem hastanede, hem evimde ziyarete gelen Sevdama, binlerce kilometre öteden koşarak gelen, gak desem su, guk desem ekmek vermek için hazır olda bekleyen Handanıma haksızlık yaparım üzülürsem. Elimizde olmayanlara üzülmek yerine olanlara sarılıp, kıymet bilmek vaktidir. Bir de evlenecek olan kuzenim var. Çıkarı var diyor bazıları. Çok safsın hemen unutuyorsun diyorlar, evet öyleyim. Ama değilmi ki baştan beri bu süreçte yanımda oldu. Artık beni sevmiyor dediğim anda, sürekli endişesini hissettirdi. Bir tek düğünüm arada kaynayacak korkusu olamaz bu. Bu kadar yıllık kuzenimse benim, ben buna inanmam. O yüzden sürünüyor da olsam atacağım üstüme bulduğum ilk saçma sapan giysiyi, hem kınasına, hem düğününe gideceğim. Artık gidiyor. Yollarımız uzun zaman önce ayrılmıştı ama şimdi evleniyor istesek de hiç bir şey eskisi gibi olamaz. Bu güller ondan ve nişanlısından. Saksıda ki pembe çiçekte annesinden yani halamdan. Kasımpatılar annemden. Anne'ciğim dayanamadı kimse bana çiçek getirmedi diye ağlamama, gitti bana çiçek aldı. Annelerin hakkı ödenir mi şimdi? Ödenmez tabii ki!!

11.1. 2011 Tarihli düzeltme: Blogda muhtelif seferler bahsettiğim 'ablam' blogumu keşfetmiş ve bugün anlayamadığım bir sitemle geldi bana. Önce yaşlılığına vereyim dedim ha ha ha.. -şaka- Yine de iyi insanları anmamak da benim vefasızlığım olur diye düşündüm. İyileri görmemek 'çantada keklik' bilmek en sevmediğim düşünce tarzıdır halbu ki. Her ne kadar süreç esnasında beni sinir krizinin eşiğine getirseler de, ameliyat sonrasında kim olduğunu dahi bilmediğim bir kadınla sürekli kıyaslanmış olsam da, :P ne bugün, ne yarın ne de daha sonraki günlerde önce Halamın hakkını ödeyemem. Sonra ablamlar: Hastanede bir tek onlar vardı. Ve sonradan hatırladım onlar hastaneye çiçek getirdiler. Fakat kardeşim biz evde olmadığımız için babanneme bırakmış çiçeği solmasın diye :)
Devamını Oku

10 Kasım 2010 Çarşamba

Tarih84 Bildiriyor: Joey Potter Ameliyat Oldu.

Photobucket


Konuk Yazar Tarih84:

Merhaba arkadaşlar, canım arkadaşım, kardeşim, dostum 
La Fea/Joey Potter dün sabah ameliyat oldu. Sizlerin de yakından takip ettiğiniz, merak ettiğiniz Joey şimdi evinde istiraatte. Dün heyecanlı, stresli ama doktorlarından emin bir şekilde ameliyata girdi. Bizim için bitmeyen bir süreçti beklemek. İyi haberlerle gözlerini açtı. Ameliyat sonrası biraz sıkıntılı sürdü. Çok yorgun düştü, narkoz sarstı, sonuç olarak Allaha çok şükür sapasağlam aramıza döndü. Minik serçemiz Nefertiti ve ablası Darkangel'de ziyaret edenler arasındaydı. Onları görmek benim için ayrı bir mutluluktu. Öğleden sonra taburcu edildi, şimdi evde uyuyor -uyumaya çalışıyor. Az da olsa ağrılar devam ediyor:( Yanındayım ve sekreter görevi üstlenmiş durumdayım:) Bırakmış olduğunuz mailler onu çok mutlu etti.Sağolun blogdaşlar, sağolun severler:) Sizlere haber verip, bir nebzede olsa rahatlatmak istedim. Belirsizlik en büyük sıkıntıdır bilirim. İyi seyirler blog sakinleri xoxo

Tarih84
Devamını Oku

7 Kasım 2010 Pazar

Ön İzleme 2


Böyle ayarladım. İlk hediyelerimiz bunlar. Kardeşim fotğraf makinemin kartını getirince daha iyi bir görüntü ekleyeceğim. Ama Salı günü ameliyatım var kısa sürede toparlanırım. Ondan sonra başlatacağım çekilişi. Beni izlemeye değer bulan herkese teşekkür ederim. Bir de bana şans dileyin Salı günü için :)
Devamını Oku

3 Kasım 2010 Çarşamba

Give away-giv evey yani hediye :) Önizleme sadece


200+ izleyici şerefine hediye veriyorum. Bu sadece bir kısmı. Neyi  nasıl yapacağıma karar veremedim. Ya bir seferde ya da bir iki hafta aralıkla birilerine gidecek. İlgilenir misiniz? :)
Devamını Oku

27 Ekim 2010 Çarşamba

Mini Mini Mim

İlkaycım beni mimlemiş ne garip bir mimdir bu. En çok okunan 5 blog yazısı demiş. Post deyince sanki koyun postu geliyor aklıma :D Neyse başlayalım bakalım :D


  1. Nihalin Kına Gecesi. 1403 kez görüntülenmiş. Aşk-ı Memnu finalinde Nihalin kına gecesinde çalan müziği eklemiştim o yani :)
  2. İkinci ise mim sahibi sevgili Çatı Katı ile tanışmamız anlatan Çatı Katı İlkayla bir gün. 529 kez görüntülenmiş. İlkayın popüleritesi komşu bloglarda da sürüyor görüldüğü gibi :D Bu arada en çok ziyaretçiyi de yine Çatı Katından aldığımı belirtmek isterim.
  3. Flormar Oje ben kendi halinde 3-4 ojesi olan bir kızdım :) Beni bu oje blogcuları bozdu. Ben zaten dünden razı değildim baştan çıkmaya :D Bu postta 519 kez görüntülenmiş.
  4. Topuklu Ayakkabılar. Eklediğim görsellerin bu postun ilk 5 e girmesinde katkısı nedir   acaba? :) 301 kez görüntülenmiş.
  5. Son olarak Büyük Beden Yalanı 0 Beden Faşizmi. Yazım yeterince uzun sadece Faşiştsiniz diyorum  modacılara yeniden.!  211 kez görüntülenmiş. Popüler bir blogger olsaydım bu rakamlarda büyürdü aslında ama olsun. Az olsun öz olsun.

Bu mim de benden Zeynep'e, Öykü'ye, Hakiki Muhabbet,vee Cecilia'ya gitsin :D
Devamını Oku

21 Ekim 2010 Perşembe

Feryal Bijuteri süsleri turuncu ve nihayet sarı oje :)

Sevgili Oje delisi'nin bloguna görüpte aklımı başımdan alan minicik, rengârenk süsler. 2 hafta önce arkadaşıma dedim beni Bakırköye götür alışveriş yapacağım. Kavanozlar o kadar ufaklar ki yutulabilir :) Gerçekten evde küçük çocuk, evcil hayvan falan varsa dikkat edin. 1.5 cm falan bir şey Bu arada başka bir dükkanda çok daha güzel tırnak stickerları gördüm ama onlar biraz daha pahalıydı tabii. Yine gidersem onlardan da alacağım. Maalesef hatırlamıyorum parfümerinin adını. Bir soru; bu minik kavanozdaki simler falan sadece oje için kullanılmaz değil mi? Başka nasıl değerlendirilebilir? 

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic 

Bunlarda stickerlar. Etiket neden denmiyor ki ? :) Yapışkanlı tırnak süsü ya da. Golden Rose olanlar arkadaşımın hediyesi ben almadım.



Image and video hosting by TinyPic

Bu rengi de Trincess'in blogunda gördüm. Onunki kadar güzel olmadı tabii ama ben çok sevdim hiç çıkarmak istemedim. Flormar Neon N004


Veeee en nihayetinde sarı. Söz vermiştim süreceğim diye. Deneme maksatlı sol elime sürdüm :) Bunu beğenmedim ama başka bir sarı daha deneyeceğim sonra. Flormar Neon N006

Image and video hosting by TinyPic
Devamını Oku

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ara ki bulasın

© 2011 Kızsal Şeyler İşte, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena