23 Nisan 2014 Çarşamba

Biscolata Pia Çikolatalı Reklamı

Bu mutfakta biri var konseptindeki Biscolata reklamlarını diğerlerine nazaran daha çok beğeniyorum. Tamam tropik adada üstsüz yakışıklıkları görmek de güzeldi. Ama kadınlar erkekler gibi değil iki tane yakışıklı adam bir ürünü sattırmaya yetmez. Tamam faydası olmuştur ama benim için tek başına yeterli değil. Bu mutfak konsepti çok zekice. Yemek/tatlı yapan, en azından deneyen, yakışıklı, hafif sakar ve sevimli bir erkek. Kadınların kalbine giden yolda doğru bir adım atmış Şölen firması. Ben bir önceki reklamdaki Bruno'yu bütün Biscolata erkeklerinden daha fazla beğenmiştim. Evet, bebeğim bana bunlarla gelin. :) Yıllarca güzel-seksi kadınları kullandılar reklamlarda hala da kullanıyorlar tabii bu değişmedi. Fakat Biscolata reklamlarıyla çok küçük de olsa direk kadın müşteriye hitap etmeleri hoş bir jest gibi geliyor bana. Bir de son reklamda Engin Altan Düzyatan seslendirmemiş. Eksikliğini hissettim valla. Onun sesi ve Biscolata yakışıklılıların görüntüsü, reklamı bir bütün olarak çekici kılıyordu. Gidip, Biscolata Pia alayım bari. Meyve aromalılarını reklamlardan önce de severdim zaten :)



Devamını Oku

21 Nisan 2014 Pazartesi

Sendromsuz Pazartesi 13





Artık resmi olarak baharın gelişini kutlayabiliriz bence :) İşlere 5 dakika mola verebiliyorsanız, size bir şarkı armağan ediyorum. Şarkı dinliyorsanız şarkılardan fal tutun benim için. İçimden geldi değişiklik olsun :) Sendromsuz bir pazartesi, güneşin yüzünü gösterdiği bir hafta olsun dilerim.




Devamını Oku

19 Nisan 2014 Cumartesi

OREO Alt Tarafı Bisküvi Değil mi?

Oreo yurtdışında çok meşhur bizde de yeni piyasa çıkan kakaolu kremalı bir bisküvi. Bizim Eti Negro gibi. Daha ince, daha büyük ve daha şekerlisi. Aldığım sertifka programında her gelen eğitmen Oreo ve reklamlarını örnek verdi. Aman da ne kadar yaratıcıymış da, aman da ne kadar zekiymiş vs. vs. Hayır kendileri Oreonun reklamın yapmak için para mı aldılar bilemedim :) Şaka bir yana bu kadar konuşulunca neymiş diye ciddi ciddi merak ettim. :)



Yiyenlerin övgüsü ise bambaşka. Sen ne güzelsin Oreo, ne lezzetlisin, senin üzerine bisküvi mi varmış vs. minvalinde yorumlar okudum internette. Yurt dışında da Coca Cola kadar olmasa da benzer bir sevgi ve marka elçiliği durumu var bu ürüne karşı. Bu kadar hayranlığa, övgüye ben de aldım ve yedim. Arkadaşlarıma da ikram ettim hatta. Kayıtsız kalmam mümkün değildi :) Başıma bir şey gelmeyecekse ben Oreoyu öyle çok özel acayip lezzetli falan bulmadım. Söylemek isterim.


Tama yeni, lezzetli falan da efsane olacak bir durum göremedim. Ama işte pazarlama harikası diye buna denir. Sen al sıradan bir bisküviyi, sanki dünyanın en özel ürünüymüş gibi tanıt. İnsanlara da bunu kabullendir. Allah herkese Oreo şirketindeki yaratıcı elemanlardan nasip etsin :)

O kadar reklam demişken. Buyurun 3 bölümlük kısa bir reklam. Evet, reklamları yaratıcı ve eğlenceli kabul ediyorum ama yine de bu overrated bir ürün olduğunu düşündüğüm gerçeğini değiştirmiyor. Sori :p

 

 
Devamını Oku

18 Nisan 2014 Cuma

Bir Pazar Neşesi

Geçtiğimiz Pazar günü yıllardır, tanıştığımız buluştuğumuz ve her seferinde çok keyifli vakit geçirdiğimiz arkadaşlarla bir ev toplantısı düzenleyelim dedik. Gülşahım bizi evine davet etmişti en son ben de iade-i ziyaret talep ettim :) Biz bize olacağız diye pratik şeyler yapmayı tercih ettim. Börek, kısır ve çikolatalı toplar annemle ortak yapımımız :) Gerisi benim amatör denemelerim. Gerçi, Brüksel muhallebisini şimdiye kadar 50 kere yaptım ama çok özenince istediğin gibi olmuyor hiç bir şey. Normalde üstü, parlak pürüssüz bir çikolatalı sosla kaplanır. Bu sefer kusursuz değildi ben de hindistan cevizi serptim üstüne.


Günün tek kötü yanı yaşlılığımın yüzüme vurulmasıydı :P Arkadaşım 90'larda lisede olmak nasıl bir şey diye sordu. :) Kendisi 90 doğumlu olunca tabii benim 97 yılında Lisede olduğum gerçeği ona masal gibi geldi :) Anlattım ben de. Bir varmış, bir yokmuş bir zamanlar internetin ve cep telefonun olmadığı bir dünya varmış... :) Aslında ikisi de vardı ama yaygın değildi. Bunu da belirtmek isterim. Ruhum hala 20 yaşında benim :)



Günü uzun bir Hint filmi ile noktaladık. Filmdeki karaktere hepimiz eridik :) Düşününce gerçekten bu kadar denk düşebilir birbirinden bu kadar farklı insanların aynı şeylerden zevk alıp, aynı tepkileri vermesi çok enteresan. Hepsinde öte yaşıtmışız gibi hissettim ben. Aslında benim gençliğim değil elbette, kızların olgunluğu bizi bir arada tutan. Hepsi çok akıllı, başarılı, bilgili kızlar. MAŞALLAH diyeyim de nazar değmesin :) Aramıza katılamayan arkadaşlarla da en kısa zamanda görüşmeyi diliyorum. Bahar geldiğine göre kendimizi yollara, buluşmalara vurmanın vaktidir :) Güzel bir gündü neticede.
Devamını Oku

14 Nisan 2014 Pazartesi

Sendromsuz Pazartesi 12


Nisan ayının ikinci pazartesi de geri de kaldı bile. Bahar yüzünü göstermeye başladı. Gerçi İstanbulda yaşayanlar için bu kış hiç kış gibi geçmedi ama olsun. Güneşin aydınlığını daha uzun hissedeceğimiz günler başladı. Sendromsuz bir Pazartesi, neşeli bir hafta geçirin. Bahar tazeliğini hissedileceğiniz bir hafta olsun.
Devamını Oku

11 Nisan 2014 Cuma

Calidris 28 Misket Limonlu Soda





Arada sırada yeni ürünler denemeyi seviyorum. Hazır yaz geliyorken, alternatif soğuk içecekler deneyeyim dedim. Su ve Cola benim için vazgeçilmez olsa da arada sırada başka tatları da deneyimlemek gerek :) Bu markanın enerji içecekleri, buzlu çayı falan var farklı isimde ama ben misket limonlu sodasını aldım. Tadı güzeldi. Ferahlatıcı ve çok şeker içermeyen bir yapısı var. Soğuk tüketirseniz damakta serin bir tat bırakıyor. Yalnız içinde Kinin denen bir madde var. Genel olarak faydalı bir bitki olsa da fazla tüketimde vücutta hasarlara yol açabiliyormuş. Kinin geçmiş yıllarda sıtma tedavisinde kullanılan, Kınakına ağacından elde edilen bir özüt. Resimde de görebileceğiniz gibi çok az miktarda ama ben ne olduğunu bilmediğimden araştırdım ondan sonra içtim :) Sonuçta hepsi sağlık bakanlığının onayından geçiyor. Fazla da korkmaya gerek yok mu dersiniz? :)
Devamını Oku

10 Nisan 2014 Perşembe

Unaray Macaron



Bu ürünü Palladium Carrefourda gördüm. Macaron severim. Her ne kadar kıvamını, tadını tutturması zor olsa da bir bakayım dedim. 16 küsur liraydı. Ne kadar kötü olabilirdi ki? En fazla klasik acı badem kurabiyesi tadında olur diye düşündüm. Eve geldim açtım, görüntüsü çok güzel olsa da, lezzeti büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için. Denemeyin, almayın derim ben. Görüntüsü güzel ama tadı kötüydü. Son kullanma tarihi geçmemiş olmasına rağmen bayattı. Her zaman yeni şeyler denemek, risk almak gerekmiyormuş anladım :) Macaronların pahalı olması boşuna değil demek ki. Herkes macaron yapmayı beceremiyor. Gıda boyasını katıp bademli kurabiye yapınca adına macaron denmiyor. Bunu genel olarak söylüyorum. Hep beğendiğimiz değil, beğenmediğimiz şeyleri de paylaşmalı diye düşündüm. Ama tabii ki benim sözüm kanun değil, benim damak tadıma uymadı ama belki sizinkine uyar o yüzden en iyisi sizi karar verin :)
Devamını Oku

Pages

Powered by Blogger.

Ara ki bulasın

Yükleniyor...

© 2011 Kızsal Şeyler İşte, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena