Kışın yüzünü yavaş, yavaş göstermeye başladığı şu günlerde hastalık sezonunu da açmış bulunuyoruz :) Burun akıntısı, hapşırık, tıksırık zamanlarında vazgeçilmez ihtiyaç maddesi kağıt mendiller de yerini aldı yanımızda tahmin ediyorum. Benim için yaz, kış vazgeçilmezdir. Yanımda selpak olmadığında kendimi eksik hissederim. Çocukken burnum çok akardı ve mendilsiz okula gidemezdim. Sonra geçti. Bir markete, bakkala gidip, (hala varsa bakkallar :) ) Selpak istediğimde herhangi bir kağıt mendil uzatırlarsa, ısrarla selpak isterim. 'Hayır markası selpak olan kağıt mendil' diye kaç kez tekrarladığımı biliyorum :) Nereden esti diyeceksiniz geçtiğimiz hafta nezleydim biraz üzerinize afiyet (sanırım beni 2011 modeliyle değiştirmesi gerek ailemin 30u bitirmeden error veriyor vücut :)) Evvelden stokladığım selpaklarımı kullanırken aklıma geldi böyle bir yazı yazmak :)
Mesela suda da böyle bir takıntım vardır selpak kadar değil ama eğer mecbur değilsem Erikli su ararım. Hiç üşenmem -ki ben tembelliğin kitabını yazmış biriyim- varsa yakında başka bir market (ama yakında lol ) oraya giderim.

