arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2014 Cuma

Bir Pazar Neşesi

Geçtiğimiz Pazar günü yıllardır, tanıştığımız buluştuğumuz ve her seferinde çok keyifli vakit geçirdiğimiz arkadaşlarla bir ev toplantısı düzenleyelim dedik. Gülşahım bizi evine davet etmişti en son ben de iade-i ziyaret talep ettim :) Biz bize olacağız diye pratik şeyler yapmayı tercih ettim. Börek, kısır ve çikolatalı toplar annemle ortak yapımımız :) Gerisi benim amatör denemelerim. Gerçi, Brüksel muhallebisini şimdiye kadar 50 kere yaptım ama çok özenince istediğin gibi olmuyor hiç bir şey. Normalde üstü, parlak pürüssüz bir çikolatalı sosla kaplanır. Bu sefer kusursuz değildi ben de hindistan cevizi serptim üstüne.


Günün tek kötü yanı yaşlılığımın yüzüme vurulmasıydı :P Arkadaşım 90'larda lisede olmak nasıl bir şey diye sordu. :) Kendisi 90 doğumlu olunca tabii benim 97 yılında Lisede olduğum gerçeği ona masal gibi geldi :) Anlattım ben de. Bir varmış, bir yokmuş bir zamanlar internetin ve cep telefonun olmadığı bir dünya varmış... :) Aslında ikisi de vardı ama yaygın değildi. Bunu da belirtmek isterim. Ruhum hala 20 yaşında benim :)



Günü uzun bir Hint filmi ile noktaladık. Filmdeki karaktere hepimiz eridik :) Düşününce gerçekten bu kadar denk düşebilir birbirinden bu kadar farklı insanların aynı şeylerden zevk alıp, aynı tepkileri vermesi çok enteresan. Hepsinde öte yaşıtmışız gibi hissettim ben. Aslında benim gençliğim değil elbette, kızların olgunluğu bizi bir arada tutan. Hepsi çok akıllı, başarılı, bilgili kızlar. MAŞALLAH diyeyim de nazar değmesin :) Aramıza katılamayan arkadaşlarla da en kısa zamanda görüşmeyi diliyorum. Bahar geldiğine göre kendimizi yollara, buluşmalara vurmanın vaktidir :) Güzel bir gündü neticede.
Devamını Oku

23 Aralık 2013 Pazartesi

Doğu- Batı Sentezi Doğum Günü Sofrası




Yoksa Doğu-Doğu mu demeliyim? :) Biraz Uzakdoğu ve Türk mutfağı karışık.. Cumartesi günü çok sevdiğim, biricik çitlembiğim arkadaşım Miss.Nefertiti'nin doğum günüydü. 2013 yılı arkadaşımın dönüp bakınca mutlu olarak hatırlayacağı bir yıl olmadı ne yazık ki. Yaşadığı büyük acı unutulmaz elbette ama ben en azından bir parça mutlu olsun istedim.. Bu sebeple bu yıl daha özel olsun diye düşündüm. Aklımda pek çok şey vardı. Aynı zamanda hiç bir şey yoktu. Düşündüklerimin bir kısmını gerçekleştirmek istesem de; ne yazık ki istekler olanaklarla sınırlı...

Dışarıda oluruz biz bize kutlarız diye kararlaştırmıştık en son. Ancak amcasının ani rahatsızlığı bu planı da iptal etmemize sebep oldu. Her şeyin başı sağlık, gerisi boş dedik. Ama ben o gün arkadaşımın yanında olmak istiyordum. En son seçenek olarak evde vakit geçirelim dedik.



Hediye konusunda da kafamda bir şeyler yoktu. Biz her yıl birbirimize ne istediğimizi söyleriz. Ya da seçenek sunarız. Bu sene ne kadar sorarsam sorayım aldığım cevap: 'Hiç bir şey istemiyorum' oldu. Ben de bir türlü bilemedim ne alacağımı. Hediye konusunda düşüncelerimiz paralel. Mutlu etmesinin yanı sıra, bir ihtiyaca karşılık vermesi gerektiğini düşünüyoruz. İşime yarayacak bir şey olsun mantığı. Ben de önce Taksime gittim. Bir şeyler bulabilirim diye. Biraz da gezmeye bahane olsun dedim. Fakat kentsel dönüşüm denen olgu, bildiğim, sevdiğim bütün mağazaları, cafeleri tarihe gömmmüş. Oradan da eli boş döndüm. Üstelik kendimi sakatladım ufak çapta. Cumartesi öğlen, gecikmeli olarak vardım arkadaşımın evine. Kızlar sağolsunlar beni beklemişler yemek yemek için. Sebzeli noddle yapmışlardı. Hepimiz o kadar açtık ki, görseli, sofra düzenini falan umursamadan yemeklere daldık. Yoksa Nefinin çektiği fotolar sanat eseri gibidir  :)

Börekler, Kısır ve pasta benden. Patates salatası, Noodle ve Kola arkadaşlarımdan :) Pastayı taa karşıdan taşıdığım için biraz formu bozuldu. Ancak tadında bir değişiklik olmadı tabii :) Görünen kola yetmedi tabii. 2.5 lt'lik bir şişe daha aldılar benim için :) Bu arada bir itiraf...  Metrobüs kullanmayı özellikle kalabalık saatlerde sevmiyorum ama cidden kolaylık. Anadolu yakasından kara yoluyla gitmeye kalksam gece yarısında ancak varırdım herhalde. Hele Cumartesi kilit olmuş trafiği görünce iyice anladım. 



Canım bundan sonra her geçen yılın, bir öncekinden daha güzel olsun. Mutlu, sağlıklı, huzurlu, aşklı, bollll paralı :) nice nice yıllara. XOXO
Devamını Oku

17 Kasım 2013 Pazar

Sibelle Chocolatier

IMG_20131116_162153

Yaşadığı bölgedeki güzel yerleri keşfetmek konusunda rakip tanımayan Düşes Ruhlu arkadaşımız blogunda bir mekan tanıttı. Aslında önce instagramda fotoğrafını paylaştı. 'Beni de götür plizz' nidalarımdan sonra dayanamayıp, bir tur düzenledi :) Pudram Tozumla beraber bizi önce Şazeli'ye sonra da bu güzel cafeye götürdü. Sibelle Chocalatier küçük sevimli bir butik cafe. Ruhu olan, yaşayan bir mekan. Edith Piaf eşliğinde içilen kahveler, belkide hiç var olmadığınız bir zaman dilimine alıp götürüyor sizi. Sanki seçkin bir davetteymişsiniz gibi, hem o kadar özel, hem de yormayacak kadar sade. Gidip huzurla kahvenizi yudumlayabileceğiniz, arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz ve git, git diye gözünüzün içine bakılmayacak bir yer.


 Pictures

 Sıcak çikolata, çikolata ve kahve servis ediliyor. Sibel Hanım son derece zarif, kibar ve güler yüzlü bir mekan sahibi. Dekorasyonda kullandığı renkler, fincanları, tabakları, kahvesi ve tabii ki çikolataları çok hoşuma gitti. Sanırım arkadaşlar arasında küçük bir kutlama vardı o gün. Tiramisu yapmışlar bize de ikram ettiler. Eğer Seyhan olmasaydı benim o tarafa, o sokağa yolum düşmezdi açıkçası. İstanbul koca bir şehir ve bilmediğimiz ne sokaklar, ne saklı lezzetler, ne keyifli mekanlar var kimbilir. 

 sibelle
 
Sibel Hanıma herkes bir şube açın inşallah diye tememnide bulunuyormuş. Bilmeden ben de aynı şeyi diledim. O cafeyi alıp, daha merkezi, herkesin daha çok uğrayacağı, daha iç açan bir sokağa koymak isterdim. Dilerim emeklerinin ve güler yüzünün karşılığını maddi, manevi alır.. Eve dönerken çikolatalarından almamak olmazdı. Bildiğimiz tatların yanı sıra bergamotlu bir çikolata vardı. Daha önce denememiştim bu aramoda bir çikolata. Denedim ve hoşuma gitti. Ev halkı da tatsın istedim. Umarım en kısa sürede yeniden, güzel kahvesinden yudumlamak kısmet olur.

ADRES: Burhaniye Mh. Yunus Emre Sk. No:17A Çamlıca , 34676 İstanbul
(0216) 318 5225 


Devamını Oku

15 Haziran 2012 Cuma

Görüntü var ama tad yok :)



Geçen Pazar arkadaşlarla Cevahir AVM'ye gittik. Bizim hep gittiğimiz Sofia diye bir mekan var, bir zamanlar makarnaları iyi fiyatları uygundu. Fiyatları hala çok uçuk değil ama makarnaları da, tatlıları da çok bozuldu. Yaşlıca bir garsonları var bir şey isteyince, yerinden zorla kıpırdıyor. Gelsem miiii? Gelmesem miii? diye :) Son gittiğimizde öyle değildi ama hakkını yemeyeyim. Yemeklerimiz yedik. Büyük bir umut ve iştahla çilekli tart söyledim ama sonuç hayal kırıklığı oldu. Tartöletin içine krem şantiyi basmışlar, çileklerin üzerine hazır şurup mu ne öyle şeyle var ya ondan basmışlar. Tabağı tarttan daha fazla beğendim zaten bu yazının amacı da tabağı göstermek :) Çok şirin değil mi?
Devamını Oku

25 Mart 2012 Pazar

Cervantes kızlarıyla bir gün :)


Perşembe günü İspanyolca kursundan tanıştığım Cervantes Kızları ile buluştum. Güzel geçti, birimiz beklediği staj haberi vardı gelmemişti. Dün mail attı uğurlu geldiniz akşama telefon geldi. Staj başvurum kabul edilmiş dedi. Almanya'da okuyuyor bu arkadaşımız. Genç birazcık bizden :D Burada ki Cervantesi bitirdikten sonra Almanya'da devam etti. Yalnız ilginç olan şu ki, standart olması gerekn kur ücretli Almanya'da buradakinin yarısı. Çok bozuldum cidden. Bu sonuçta kültür merkez ticari amacı arka planda olmalı ama söz konusu Türkiye olunca hiç bir şey eşit ve adil işlemiyor :( Taksimde buluştuk, pasajları gezdik. Epeydir gitmemiştim biraz turist tavrıyla bakındım etrafa ha ha ha :) İlginç olan bir şey oradaki gözlüklerle eşyalar vs ile resim çektirmek istiyorsanız 1 TL ödemeniz gerekiyor. Valla ne oluyor diye bik biklemelerindense, para istemelerini tercih ederim. Sanırım kızlar bana da uğurlu geldi. Bakalım göreceğiz :)
Devamını Oku

29 Haziran 2011 Çarşamba

Arkadaşlar, fal, oje...

Pazartesi günü Semaşim :) Tuba ve Kuzenleri Yasemin bize misafir oldular. Yedik, içtik sofranın fotosunu çekmeyi unuttuk ama menude kısır, bisküvi pastası ve ev yapımı kumpir vardı. Halam fal bakıyor dedim, kızlar pek heyecanlandılar :) Fallar bakıldı, halam tabiiki herşeyi bildi :) Kızlar büyülendi, çok eğlendik sonunda da bendeki ojelerden Semacığıma rangârenk tırnaklar yaptık :)
EKLEME: Peeekkk sevgili çitlembiğim Miss. Nefertiti de o gün bizimleydi ama annesinin rahatsızlığı yüzünden erken ayrılmak zorunda kaldı :(






Devamını Oku

Pages

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ara ki bulasın

© 2011 Kızsal Şeyler İşte, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena